Yabancı Dil Öğrenmek Neden Zor? – 2. Bölüm

Yabancı Dil Öğrenmek Neden Zor? – 2. Bölüm
Üsküdar Üniversitesi Psiko Hayat Dergisi‘nin 18. sayısının içinde bulunan ve Prof. Dr. Sinan Canan ile yapılan röportajda “Yabancı Dil Öğrenmek Neden Zor?” sorusuna yanıt aranıyor. Röportajın ilk kısmını yayınlamıştık. Şimdi ikinci kısmı sizlerle.

Önce konuşmayı sonra grameri öğretmek lazım
Yabancı dil öğrenmede sistemin ve ailenin yapacakları şeylerin farklı olduğunu belirten Canan, “Yabancı dil eğitim sistemini ciddi bir şekilde elden geçirmemiz lazım. Bunun bazı güzel örnekleri bazı okulların hazırlık sınıflarında uygulanmaya çalışılıyor. Dili bol miktarda konuşarak pratik üzerinden öğretme ve belli bir aşama geçirildikten sonra yani insanlar sözlü iletişim kurmayı becerebildikten sonra gerekirse yazılı gramer kurallarının öğretildiği sistemler var. Bunlar gerçekten işe yarayan sistemler ve insanlar sadece bir sınavı geçmek için değil hayatlarını yeni bir dilin eşliğinde idame ettirmek için bu dili öğrenebiliyorlar ve hayatlarında kullanabiliyorlar.” diye konuştu.

Evde antrenman yapılmalı
Ailelerin ve eğitimcilerin özellikle gençlere yabancı dilin sınav için öğrenilen bir şey olmadığını, günümüzde vazgeçilmez bir beceri olduğunu kavratmaları gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sinan Canan, ebeveynlere şu tavsiyelerde bulundu: “Eğer biz bunu yapamazsak ne kadar iyi bir sistem koyarsak koyalım bu çocuklarımız dili öğrenemeyecek. Dil öğrenebilenler, dil konuşabilenler, bunu bir şekilde isteyenler oluyor. Gerçekten istekli olanlar okuldaki sistemin olumsuzluklarına rağmen bunu gayet rahat öğrenebiliyorlar. Dil bilmeyen anne, babalar da öğrenmeye çalışsınlar, bu arada çocuklarına da motivasyon versinler çünkü özellikle genç yaşlarda otomatik olarak dil öğrenebilen bir sisteme sahibiz.”

Konuşma merkezinde sorun yoksa birkaç dil öğrenilebilir. Herkesin farklı ama belli bir öğrenme hızı olduğunu belirten Prof. Dr. Sinan Canan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğer bir ana dil konuşabiliyorsanız yani konuşma merkezinde bir sorun yoksa gayet rahat yeni bir dil öğrenebilirsiniz hatta istediğiniz birkaç dili bile öğrenebilirsiniz. Beynimizin duygusal bir yazılımı var, biz duygusal olarak bir şeye önem göstermediğimizde beynimiz onunla ilgilenmez, zihnimiz onunla uğraşmaz, odaklanmaz ve onunla ilgili bilgileri kaydetmez. Dolayısıyla biz yabancı dilin önemli bir şey olduğunu gerçekten biliyorsak, bunu içselleştirmişsek öğrenebiliriz.

Bugün İngilizce öğrenmek için sınırsız kaynak var. Yurt dışından edinebildiğiniz yabancı arkadaşla sınırsız konuşabilme imkanınız var. Sadece ve sadece bunu yapmak gerekiyor. ‘Bu benim önemli bir eksikliğim’ bilinci oluştuktan sonra tek iş makul düzeyde zaman ayırmaya bakıyor. İngilizce film izleyen çoğu insan o dili rahat konuşamadığından şikayet ediyor. Çünkü ağzımızla tekrar etmediğimiz bir şeyi beynimiz çok da kolay öğrenemiyor. Dolayısıyla konuşma pratiği bu işin içine girdiği zaman günlük hayatımızda işlerimizi rahatlıkla görebilecek temel İngilizceyi öğrendiğimiz gibi, birçok sınavda da başarı elde etmemizi sağlayacak alt yapıyı kurmuş olacağız.”

Eğlenceli bir aktiviteye dönüştürülmeli
Milli Eğitim Bakanlığı‘nın erken dönemde yabancı dil eğitimi konusundaki çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Sinan Canan, “Bakanlığın bu konudaki farkındalığını çok önemli buluyorum. Tabii ki mucize bir çözüm hemen bulunabilecek bir şey değil ama bunun farkında olmamız gelecek için çok ümit verici. Yabancı dil öğrenmek artık ekstra ya da lüks bir beceri değil, ‘olmazsa olmaz’. Ben öğrencilerimize mümkünse ikinci bir yabancı dil öğrenmelerini yani üç dilli bir insan olmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü bu rekabet dünyasında, bu hızlı bilgi dünyasında özellikle bilim dilinin bugün İngilizce olduğunu düşünürsek, yaygın konuşulduğunu düşünürsek insan hayatında çok büyük bir eksiklik. Önemli bir potansiyelimizi kullanmamızın da önünde büyük bir engel var. Akademisyenler olsun bu işin eğitimini verenler olsun onların toplandığı sık sık yapılacak çalıştaylar ve fikir alışverişleri ile hızlı bir şekilde güzel bir sistem oturtabiliriz. İlkokuldan itibaren elimizde müthiş bir fırsat var. Gereksiz pek çok şeyle vakit harcayabiliyoruz. Yabancı dili eğlenceli, çocukların katılarak ve öğrenmek isteyebilecekleri bir aktiviteye dönüştürecek birkaç sihirli formülü kullanarak çok rahat gerçekleştirebiliriz.” dedi.

ÜHA (Üsküdar Haber Ajansı)

Kaynak: Üsküdar Üniversitesi Psiko Hayat Dergisi, Sayı: 18, Sayfa: 36-37

Leave a Comment